GİRESUN - GÖRELE - GÜNEYKÖY KÖYÜ
Hoş Geldiniz, Bizi İhmal Etmeyin!

GİRESUN - GÖRELE - GÜNEYKÖY KÖYÜ

Güneyköy mensuplarının paylaşım alanı ***Guneykoy.Net***
 
AnasayfaKapı*TakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yanık İzi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ilhan
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 15
Yaş : 43
İş/Hobiler : Md Manager
Ad, Soyad : ilhan KAKIRMAN
Kayıt tarihi : 28/10/08

MesajKonu: Yanık İzi   10/28/2008, 17:16

Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; "Gayet iyi."dedi.
Güzelliğinden emindi. Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten
biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan
biriydi.

Cep telefonu çaldığında, akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine
gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı,
arayan annesiydi.
- Alo…kızım, nasılsın ?
- İyiyim anne. Ne oldu ?
- Sana bir sürprizim var.
- Sürpriz mi ?
- Evet. Çok eski bir arkadaşım, dostum şehrimize gelmiş…
- Eee kimmiş.
- Kim olduğu sürpriz. Fakat, onu senin almanı istiyorum.
- Ben mi ?
- Evet, senin iş yerine yakın olan parkı biliyormuş. Parka gitmesini ve
seninle buluşmasını söyledim. Senin de parka gidip onu almanı
istiyorum.
- Anne, ben böyle şeyleri sevmem, kendin halletsen.
- Kızım 1-2 saatlik bir işim var. Ayrıca seni bebekliğinden tanıyan bir arkadaşım. Seni görünce mutlaka çok sevinecektir.
- Amaaan. Peki peki… Nasıl tanıyacağım.
- Evden çıkarken üzerine giydiklerini tarif ettim. O parkta bazı
oturaklar piknik masası şeklinde. Parkın sinema tarafı girişindeki ilk
piknik masasına otur. O gelince seni bulacak.
-Tamam anne . . tamam…
- Kızım senden her gün mü bir şey istiyorum? Üniversiteyi bitireli, hele de işe gireli bir fatura yatırmaya bile göndermedim.
- Hemen darılma, tamam dedim ya!..;
- O nasıl tamam demekse; neyse, hadi o zaman, izin al da çık, bekletme. Ben de işlerimi bitirip hemen geleceğim.



Genç kız , izin alıp çıktı. Kısa bir yürüyüşten sonra parka vardı. Bu
parkta daha önce hiç oturmadığını fark etti. Arkadaşlarıyla hep paralı,
lüks eğlence yerlerine giderlerdi.
Annesinin tarif ettiği, girişteki ilk masayı buldu, boş olan kısmına
oturdu. Masanın diğer tarafında bir köylü kadınla, küçük kız
oturuyordu. Onlarla aynı yerde bulunmaktan utandığını hissetti.
"Annemin arkadaşı çabucak gelse de, şunlardan kurtulsam" diye düşündü.

Köylü kadın çekinerek seslendi;

- Af edersin kızım, bir şey sorabilir miyim ?

"Kızım" diye seslenmesi iyice sinirlerini bozdu.

- Ne var, adres mi soracan !. .
Sert çıkış karşısında kadın sesini alçalttı;
- Hayır kızım, başka bir şey soracaktım.
- Sizin gibi cahiller ya adres sorar, ya para ister.
Köylü kadının kızaran yüzüne aldırmadı bile. O sırada şık ve lüks
giyimli, orta yaşlı bir kadının uzaktan yaklaştığını gördü. "-
Nihayet." diye düşündü. Ayağa kalkıp kadını karşılamaya çalışırken,
kadın yanlarından geçip gitti. Somurtarak geri oturdu.

Yanındaki küçük kıza daha sıkı sarılmış köylü kadının gözünden bir
damla yaşın süzüldüğünü gördü. Kadın gözyaşını saklamak için diğer
tarafa dönünce bir yüzündeki büyük yanık izi göründü. Genç kız manalı
manalı güldü;

- Bak kolayca gözyaşı dökebiliyorsun, yüzünde de çirkin bir yanık izi
var. Burada ne bekliyorsun geç bir köşeye aç mendilini ağla… Fakat
ağlamayla benden bir şey koparacağını sanma, tamam mı…

Kadın dayanamadı;
- Cahil deyip duruyorsun. Ne cahilliğimi gördün. Tanımadığım bir kadına, torununun yanında hakaret mi ettim!
- Oooo. . . laf yapmayı da biliyormuş

-Anlaşıldı kızım, sen üniversite bitirmiş, çok şey öğrenmiş olabilirsin
ama insanlıktan sınıfta kalmışsın. Torunumu okutmak için uğraşacaktım.
Fakat seni görünce vazgeçtim.

Yaşlı kadın, küçük kızı alıp masadan kalkarken, boşalan yere doğru şık
giyimli bir kadın yaklaştı. Cevap vermek için hazırlanan genç kız
zengin giyimli, şık kadını görünce uzaklaşan yaşlı kadına cevap
vermekten vazgeçti. Yaşlı kadın geriye bakmaya çalışan küçük kızın
başını eliyle engelledi.


Bir süre sonra, genç kızın annesi parkta yanına geldi.
- Merhaba kızım, Zeynep teyzen nerde ?
- Kimse gelmedi anne. En son bir bayan geldi, yanıma oturdu. O da sadece dinlenmek için gelmiş biriymiş.
- Allah Allah !. . . giyindiklerini çok iyi tarif etmiştim, seni nasıl bulamadı anlamadım. Yanında küçük bir kız olacaktı.
Genç kız bir an durakladı.
-Küçük bir kız mı ?
- Evet
- Anne !. biz zengin, kültürlü insanlarız. Herhalde arkadaşın da zengin, kültürlü biridir, değil mi ?
- Kültürsüz değil ama zengin değil.
- Sakın bana köylü bir kadın olduğunu söyleme.
- Köyden gelen kadına ne denir ki !. .
- Oh!.. iyi iyi, köylü kadınları karşılamaya beni gönderiyorsun.
- Kızım, o kadına bir borcumuz vardı. O zamanlarda borcumuzun karşılığı
bir şey veremedik. " - Gün gelir, bir ihtiyacım olduğunda , ben
kapınızı çalarım". Dedi ve işte bu gün kapımızı çaldı.
-Ne istiyormuş ?
- Torununu okutmamızı istiyor. Baban şimdi arabayla gelip hepimizi alacak, kayıt için okula gotürecek.
- Anne , o köylü kadına ne borcun olabilir ki, anlayamadım ?
Annesi, kızının öfkeli ses tonuna dayanamadı;
- Kızım, sen bebekken biz köydeydik.
- Eee…
- Sana yıllar önce bahsetmiştim, köydeyken evimiz yandı, biz de
inekleri, atları, tarlaları neyimiz varsa hepsini satıp köyden göçtük,
demiştim.
-Evet, hatırladım.
- O yangınla ilgili bir ayrıntıyı, seni üzülebilir veya seni evde
yalnız bıraktığımız için darılabilirsin korkusuyla anlatmamıştık.
- Herhalde şimdi anlatacaksın…
- Baban evde yoktu, ben de su doldurmaya köy pınarına gitmiştim. Lodos
mu ne diyorsunuz, işte o rüzgar bazen ters esiyormuş, yukardan aşağı
filan. Sen beşikte uyuyorken rüzgar bacadan içeri esince közler
ocaklıktan tahtalara sıçramış, yangın başlamış. Pınar yerinden
dumanları görüp koştuğumda alevler her yeri sarmıştı. Birazdan
yıkılacak gibi görünen eve yine de girmek için atıldığım anda Zeynep
teyzen kucağına seni almış olduğu halde dışarı fırladı. O sahneyi hiç
unutamam; onun kucağından seni aldığımda o çığlıklar atıyordu…

- Niçin ?

- Seni kurtarırken, sağ tarafı yanmıştı. Gelince görürsün sağ yanağında ağır bir yanık izi var.

Çok acı çekti çook. Dur ağlama, seni bu kadar üzeceğini bilmiyordum.
Tamam kızım, bak makyajın akıyor, ağlama. Hah !. . Baban da geldi.
Fakat Zeynep teyzen hala bizi bulamadı…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ziyagokalp
Güney Köylü
Güney Köylü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 187
Yaş : 30
Nerden : İSTANBUL/MALTEPE
İş/Hobiler : MÜZİK,POLİTİKA,MOTORSPORLARI,SATRANC...
Ad, Soyad : ziya gokalp sahin
Kayıt tarihi : 22/04/08

Kişi sayfası
Deneme Alanı: Deneme

MesajKonu: Geri: Yanık İzi   10/28/2008, 17:38

Çok güzel ve anlamlı bir hikaye İlhan bey teşekkürler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ziyagokalp.spaces.live.com
ziyagokalp
Güney Köylü
Güney Köylü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 187
Yaş : 30
Nerden : İSTANBUL/MALTEPE
İş/Hobiler : MÜZİK,POLİTİKA,MOTORSPORLARI,SATRANC...
Ad, Soyad : ziya gokalp sahin
Kayıt tarihi : 22/04/08

Kişi sayfası
Deneme Alanı: Deneme

MesajKonu: Geri: Yanık İzi   10/28/2008, 18:06

Aşık ol, öyle gel!

Adamın biri büyük oğlunu Bağdat'ta yaşadığı söylenen çok bilgili, alim bir zatın yanına verip yetiştirmek istemiş. Anadolu dan kalkıp alimin yanına gitmişler. Çok hoş karşılanmışlar, ikramlar yapılmış, kaheveler içilmiş.

Alim, babayı dinledikten sonra oğluna dönmüş, "Evladım bekleyenin var mı? diye sormuş. Genç, "Evet efendim, köyde bekleyen sevdimiğimm var" demiş. Alim "Efendi, gönlünde başkası olanın bizimle işi olmaz, var oğlunu, al git, sevdiğiyle evlendir..." demiş.

Öyle de olmuş ama baba bu sefer ufak oğlunu alıp yola koyulmuş. Aynı şekilde karşılanmışlar. Kahvelerden sonra Alim ufak oğluna "Evladım, bekleyenin var mı" demiş. Çocuk "Yok efendim!" demiş. Alim şöyle somuş bu kez: "Peki, hiç aşık oldun mu?" Hayır efendim!" yanıtını almış, Tebessüm ederek bakmış çocuğa Alim ve demiş ki: Evladım, önce git aşık ol, öyle gel"


______________________________________________________

Aşk adami vurur ,Döner döner vurur, Döner döner vurulursun ,Vuruldukça dönersin ,Döndükçe vurulursun... Aşıklar ölmez...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ziyagokalp.spaces.live.com
gokhankobal28
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 22
Yaş : 39
Nerden : İSTANBUL-BEYKOZ
Ad, Soyad : Gökhan KOBAL
Kayıt tarihi : 27/06/08

MesajKonu: Geri: Yanık İzi   10/30/2008, 10:46

gerçekten güzel bir hikaye teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Yanık İzi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yanık İzi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GİRESUN - GÖRELE - GÜNEYKÖY KÖYÜ :: Kültürümüz Ve Tarihimiz :: Yazılar-
Buraya geçin: